Ulaş, mesleği icabı kayseride bi köyde kalıyomus..tabi karadenizli damarı astığı astık kestiği kestik..iş cıkışı hergün köy kahvesine gidermiş.her gün de silahını masaya vurup kahvede şöyle bağırırmış..
--ulan sağdaçilerun anasini,soldaçilerun bacisini si...yim..
bir iki derken kayserililer bunu kaldıramaz hale gelmişler.ulaşa de bişey diyemiyolar.ne yapalım ne edelim derken bi çare bulmuslar..aralarında anlaşıp biz niye altta kalıyoruz,bizde gidelim ulaşın köyünde böyle yapalım demişler.içlerinden en iyi konusanı (küfretcek ya) seçip göndermişler ulaşın köyüne..neyse kayserili gitmiş köyün kahvesine çıkarmış silahını masaya vurmuş..birden kahvedeki bütün lazlar bellerinden silahlarını cıkarıp kayseriliye tutmuslar.birisi şöyle demiş:
--uşağum bişey mi diyecesun??
kayserili de cevap vermiş lazların anlıycağı dilden
--yok bişey ağabey,sağdaçiler anami,soldaçilerde bacimi si...sinler ,diyecektum..))